Psikolojik Yalnızlık

İstanbul Psikoloji Atölyesi > Genel > Psikolojik Yalnızlık

İnsanlar ilk çağlardan beri hep koloniler halinde yaşamış ve problemleri çözmekte tek başına yeterli olamamışlardır. Aslında günümüzde bu çok normal sıradan görülse de aşk ve ilişkiler tarafı devreye girince aslında böyle olmadığını görüyoruz. Çünkü günümüz ilişkileri aksine yalnızlaştırma ve değersizleştirmeyi kullanarak birbirlerine en büyük cezalandırmayı yapıyorlar.

Yalnızlık” avcılık ve toplayıcılık döneminden beri insanoğlunun korktuğu ve çekindiği en berbat histir. Bununla birlikte devam eden başka his ise:

Yalnızlaştırılma” bir insan için en ürkütücü ne en savunmasız hissettiği an diyebilirim. Bunu kendi içinizde bile yaşama hissi bile sizi depresyona sokar. Düşünsenize tek başınasınız, yalnızsınız hiç biri ne demek istediğinizi anlamıyor ya da anlayamıyor. Bu da galiba en çok insana özel günlerinde hissettiriliyor ya da öyle hissediyor insan. Akabinde gelen çaresizlik hissi ise hafif orta ya da ileri derece de depresyona neden olabiliyor.

Peki, yalnızlık depresyonuna girmemek için neler yapmalıyız?

İç Sesimiz ile Konuşmak: Öncelikle yalnızlık soyut bir kavram ve bu kavramı bize hissettiren kendi iç sesimizdir. İç sesimiz ile bol bol konuşmalı ve onu bu konuda bilgilendirmeliyiz. Çünkü sosyal medyadan da aldığım sık sık sorulardan biri de kalabalıklar içinde kendini yalnız hissettirme durumu artık çok fazla derecede görülmeye başladı. Bizim ister-istemez böyle düşünmemizi sağlayan iç sesimiz. Bizi tekrardan ayağa kaldıracak ise yine iç sesimizdir. Çünkü kişi bu dönemde sadece etrafa değil en çokta kendisine küser. O halde tekrardan ayağa kalkmamızı sağlayacak şeyde kendimiz ile sonsuz bir barış imzalamak olacaktır.

Kendini Suçlamayı Bırak: Neden bütün kadınlar benden uzaklaşıyor? Ya da neden bütün erkekler benden uzaklaşıyor? Sorularının cevabını ararken kimi zaman insanlar kendilerini sonsuz ve uçsuz bucaksız bir mağaranın dibine atıp kendini orada prangalara vurabiliyor. Aslında hiç kimsenin senden uzaklaştığı ya da kaçtığı yok. Belki de kafana göre biri değillerdir. Ya da kafanda ki kişi değildir sen onunla biraz vakit geçirmişsindir daha sonra olamayacağını anlamışsındır ve reddetmişsindir. Daha sonra kendini hep benim yüzümden tarzından suçlayarak dile getirmen kendine yaptığın en büyük haksızlıktır diye düşünüyorum. İnsanlar en çok artık kendilerine karşı haksızlık yapıyorlar. Başkalarına çok bağışlayıcı ve merhametli olurken kendilerine çok fazla haksızlık yapıyorlar.

Birde yapılan bir diğer düşünce yanlışı da yalnızlık en güzel şeydir. Deyip kendini avutanlardır. Bunu herkes için söylemek doğru olmasa da ama en başta da bahsettiğim gibi insan daima diğeriyle iletişim kurmak isteyen bir varlıktır. Bu hep böyle olmuştur ve böyle de olmaya devam edecektir. Yalnız kaldığınız zaman ya da böyle hissettiğiniz zamanlarda yapmanız gereken şeylerden biri soru sormaktır. Ama doğru ve yerinde bir soru daima size gerekli ve istediğiniz cevabı verecektir. Bu soruları şöyle sıralayabiliriz:

Yalnız kalmak ve hiç bir şey yapmamak bana ne hissettiriyor?

Eğer dışarıda arkadaşlarım ile olsaydım mutlu olabilir miydim?

Birinin şimdi bu saatte yanımda olması kendi kendime veremediğimden daha fazlası olarak ne verebilirdi?

Bu basit bu 3 soru ile içinde bulunduğunuz durumu anlayabilir ve bu noktada gerçekten yalnız kalma isteğiniz ve sonucundaki memnuniyet durumunuzu anlayabilirsiniz.

Ama en önemlisi mi?

Etrafınızdaki insanların kıymetini ve bilhassa kendi kıymetinizi bileceğiniz parıl parıl yaşantınız olsun.

Sevgiler…