Ne çok değişimler var yaşamlarımızda. Hiç birimizin “Dünyada olmaz, hayır kesinlikle” dediğimiz birçok durum ile karşılaşmışızdır. Sonuçlar her ne olursa olsun yine de istesek de istemesek de bir şeyler değişti hayatımızda. İyi ya da kötü peki bu değişimler nasıl başlar? Neden değişime ihtiyaç duyar insan? Bugün bu soruların cevabını sen ve ben bulup bunların kararına yine birlikte vereceğiz. Birçok insan yaşamında belirli problemler ile karşılaşır.

Bu problemlerini aşması kimi zaman tek başına zor olabilir bu yüzden bir bilene sormak en iyisi diyenlerdenim. Bu bilenler kimler peki? Psikologlar bu konuda size yardımcı olabilecek en iyi danışmanlardan biri diyebilirim. Çünkü psikologlar kişisel gelişime ve kişisel değişimlere en açık insanlardır. Değişimleri gerçekleştirmek istediğinizde bir psikoloğun kapısını çalıp “Merhaba” demeniz yeterlidir. Emin olun değişim o an başlar ve sonsuza kadar devam eder. Değişimin başlaması için sadece hareket halinde olmak ve değişim getirdiği bu yeniliklerle olumlu/olumsuz açık olmak yeterlidir.

Bir psikolog ilk seansınızda size yapacağı tetkiklerle zaten davranış biçimine göre ayarlar ve değişimin nasıl olması gerektiğini kafasında tasarlar. Psikologların amacı aslında sizin düşüncelerinizi değiştirmek değildir. Psikologlar size aslında içgörü kazandırmayı hedefler. İçgörü bir diğer anlamıyla farkındalık. Sizin göremediğiniz ya da kendinizde farkına varamadığınız davranışların değişimin tamamıdır. Farkındalık kelimesi 21. yüzyılın en fazla kullanılan kelimelerinin arasına çoktan girdi bile. Hatta şöyle de deriz kimi zaman “Ne kadar da farkındalığı yüksek biri”. İşte aslında tam da bu devreye psikolojik sıkıntılarımız giriyor.

Eğer kendinizde şu sıralar özellikle içinde bulunduğumuz Mayıs ayında bir tür bıkkınlık yorgunluk ya da halsizlik gibi durumlarda sık sık buluyorsanız bir çay, kahve içmek için kliniğimize bekliyorum. Demek ki şu sıralar aksi giden bir şeyler var. Her zaman olduğunuzdan daha az farkında daha az enerjik hissediyorsunuzdur.